← Blog

Demir Eksikliği Anemisi: Yorgunum Dostlarım…

Kitapların arasında başını masaya koymuş yorgun bir kadın

Sabah uyanıyorsunuz ama dinlenmiş hissetmiyorsunuz. Merdiven çıkmak, egzersiz yapmak sizi nefes nefese bırakıyor, çarpıntı yaşıyorsunuz. Saçınızı tararken fırçada kalan teller, kolay kırılan tırnaklar, soluk bir cilt… Bu belirtiler demir eksikliği anemisine işaret ediyor olabilir; doktora görünmenin zamanı gelmiş olabilir.

Yıllarca ve hâlâ demir eksikliği anemisi ile mücadele eden biri olarak ilk blog yazılarımdan birini bu konuya ayırmak istedim. Çünkü biliyorum ki birçok kişi bu sorunla mücadele ediyor ya da farkında olmadan belirtilerini yaşıyor. Hayat konforunu son derece düşüren ve tedavi edilmediği durumda ileri yaşlarda fizyolojik problemlere yol açabilen bir durum olduğu için beslenme ile desteklenebilecek noktaları sizlere aktarmayı görev biliyorum. İlaç ve takviye kısmı elbette doktorunuzun sorumluluğunda.

Demir ne işe yarıyor?

Demirin vücudumuzda çok sayıda işlevi var ama en önemlisi, hemoglobinin yapı taşı olmasıdır. Hemoglobin akciğerden aldığı oksijeni vücudun en uzak hücresine kadar taşır, yani demir eksik olduğunda bu oksijen taşıma işi sekteye uğrar. Hücrelerin oksijen gereksinimi karşılanamadıkça yorgunluk ve halsizlik hissederiz.

Demiriniz kanda yeterli miktarda var olduğu hâlde vücut demir depoları eksik ya da boş olabilir. Demir depolarının yeterli olup olmadığına ferritin testi ile bakılır. Ferritin seviyeniz düşükse doktorunuz bunu diğer tahlil sonuçlarınızla birlikte değerlendirip demir takviyesi önerebilir.

Saçlarınız ve tırnaklarınız bir şey anlatıyor olabilir

Demir eksikliği anemisi en sık yorgunluk ve enerji düşüklüğüyle kendini gösterir. Baş ağrısı, çarpıntı, solukluk ve eforla nefes darlığı da görülebilir. Saç dökülmesi ve zayıflığı, tırnaklarda değişiklikler, huzursuz bacak hissi ve buz yeme isteği de belirtiler arasındadır. İleri evrelerinde tırnakların dışa dönerek kaşık tırnak dediğimiz şekli aldığı gözlemlenebilir.

Ancak her saç dökülmesi veya tırnak kırılması demir eksikliği anlamına gelmez. Sadece bu belirtilere bakarak demir takviyesine başlamak yerine, önce eksikliğin gerçekten olup olmadığını anlamak önemlidir.

Demir neden azalıyor?

Tedavinin önemli bir parçası, yalnızca eksik demiri yerine koymak değil, nedeni bulmaktır. Çünkü nedeni belirleyemezseniz, bir süre sonra depolar yine azalır, yine tedavi başlanır ve bu böyle sürer gider.

Dünyada doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık üçte birinde anemi görülüyor ve bunun en sık nedeni demir eksikliği. Erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda ise çok daha az görülüyor.

Adet kanamaları ana nedenlerden biri olmakla birlikte tek neden bu değil. Şu durumlarda da demir eksikliği anemisi gelişebiliyor:

  • Bağırsakta emilimi engelleyen sorunlar (kronik bağırsak iltihapları, çölyak vb.)
  • Gebelikte artan ihtiyaç
  • Yetersiz demir alımı
  • Bağırsaklarda ya da sindirim kanalında gizli kanamalar
  • Bazı genetik faktörler

Ayrıca uzun süre mide asidi azaltıcı ilaç (PPI) kullanıyorsanız, vejetaryen ya da vegan besleniyorsanız, sık sık kan bağışı yapıyorsanız risk grubundasınız; saydığım belirtileri kendinizde gözlemlemenizi ve doktor kontrolünüzü aksatmamanızı öneririm. Erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda demir eksikliği anemisi görüldüğünde olası gizli kanamalar mutlaka ciddiye alınmalı ve araştırılmalıdır.

Beslenmede neye dikkat etmeli?

Demirden zengin beslenmek hem tedaviyi destekler hem de eksikliğin tekrarlamasını önlemeye yardımcı olur. Ancak ileri düzey demir eksikliği anemisinde doktorunuz demir takviyesine karar verebilir.

Demir kaynakları demişken…

Et, tavuk, balık gibi hayvansal besinlerdeki demir miktarı hem daha fazladır hem de bu demir vücuda çok daha kolay emilir. Bu nedenle hayvansal besinler demir eksikliği anemisinde planlamada mutlaka yer alır. Ama bu, bitkisel demir kaynaklarının değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Mercimek, nohut, kuru fasulye, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişler demir içerikleri açısından çok kıymetlidir, ama doğru desteklenirse. C vitamini bitkisel demirin emilimini kolaylaştırır; bu nedenle kuru baklagiller ve yeşil sebzelerle limon, taze biber, domates, çilek gibi C vitamini kaynaklarını birleştirmek en pratik yöntemlerden biridir. Mercimeğin yanına bir salata ya da yemeğin üstüne biraz limon iyi bir başlangıç diyebiliriz.

C vitamini almak şart mı?

Demir içeren bir öğünü C vitamininden zengin besinlerle tamamlamak, özellikle bitkisel demirin emilimini destekleyebilir. Ancak demir ilacının yanında herkesin ayrıca C vitamini tableti kullanması gerektiği konusunda bilimsel araştırmalar ortak bir görüş belirtmiyor. Bu yüzden yüksek doz C vitamini takviyesini tedaviye ekleme kararını, eksikliğin seviyesine ve tedavinin gidişatına göre doktorumuza bırakalım.

Kalsiyumun demirle husumeti

Kalsiyum demiri sevmez, emilimini azaltır. O yüzden demir eksikliği aneminiz varsa kalsiyum içeren besinleri demir içerenlerle birlikte almayıp araya en az 2 saat koyarak demirin emilimini rahatlatabilirsiniz.

Danışanlarımdan bu konuyla ilgili olarak en sık aldığım soru: Yoğurtlu ıspanak, yoğurtlu Bursa kebabı gibi demir ve kalsiyumun el ele olduğu yemekleri yemeyelim mi? Demir eksikliği aneminiz yoksa rahatlıkla yiyebilirsiniz. Demir eksikliği aneminiz varsa yine rahatlıkla yiyebilirsiniz; hiçbir zaman aşırı kısıtlamadan yana olmadığımı danışanlarım iyi bilir. Yoğurtlu kebabınızın yanında bol C vitamini (limon, biber, taze yeşillikler) tüketerek kalsiyumun baskılayıcı etkisini kısmen dengeleyebilirsiniz. Ayrıca dengeli beslenip günlük beslenmenizde yeterince kalsiyum ve demir içeren besini ayrı ayrı tüketiyorsanız, bir tabak yemekle dengeyi bozmuş olmazsınız.

Burada önemli bir nokta var: Besinlerle değil ama ilaç takviyesi ile aldığınız demiri kalsiyuma kaptırmayın. Bunun için demir takviyesi ile kalsiyum içeren besin arasına en az 2 saat koyun. Ya da en garantili yöntem, demir takviyesini aç karnına alın ki mümkün olan en fazla miktarda emilebilsin.

“Demir ilacı midemi bulandırıyor, kullanamıyorum”

Benim de yıllarca en yakındığım konulardan biriydi bu. Tadı, kokusu gerçekten rahatsız edici. Doktorunuza ya da eczacınıza danışarak ilacı gece yatmadan yaklaşık bir saat önce almayı deneyebilirsiniz. Ancak bazı kişilerde gece ilaç almak reflü, mide yanması gibi sorunlara yol açabiliyor.

Tedavinin yeterince yanıt vermemesi ve ciddi eksiklik durumlarında doktorunuz damardan demir tedavisini düşünebilir. Nadir de olsa alerjik reaksiyon riski olduğu için bu uygulamanın mutlaka hastane ya da uygun bir sağlık kuruluşunda yapılması gerekir.

Diğer bir öneri olarak, ilaç teknolojisindeki gelişmelerin son dönemde sunduğu lipozomal demir takviyelerini doktorunuza danışabilirsiniz. Lipozomal demir, klasik demir ilaçlarıyla bulantı, karın ağrısı veya kabızlık yaşayan kişilerde daha iyi tolere edilebilir. Ben de yıllarca yaşadığım bu sıkıntılardan lipozomal demire geçtikten sonra kurtuldum. Ancak genellikle daha pahalıdır ve klasik demir ilaçlarına kesin üstünlüğünü gösteren çalışmalar sınırlıdır.

Hiçbir alternatif işe yaramadı ve demir tedavisi hâlâ sizde mide bulantısı yapıyorsa, doktorunuzla değerlendirerek ilacınızı öğünle birlikte alabilirsiniz. Kalsiyum içeren besinleri en azından o öğüne dahil etmeyerek ve bol C vitamini içeren bir menü planlayarak demir emilimine yardımcı olabilirsiniz. Son yıllardaki çalışmalar, demirin gün aşırı alınmasının emilimi artırabildiğini ve mide şikâyetlerini azaltabildiğini de gösteriyor; bunun sizin için uygun olup olmadığını doktorunuza sorabilirsiniz.

Demir ilacı kullananlarda dışkının siyah ya da koyu yeşil bir renge dönüşmesi ve kokunun değişmesi sık görülür. Kabızlık yaşayanlara genellikle lif desteği ve bol su tüketimi önerilir. Bazı kişilerde ise kabızlık yerine ishal görülür. Genelde bu tür belirtiler zaman içinde hafifler ve kaybolur. Kaybolmuyorsa doktorunuzla ilaç değişikliğini değerlendirebilirsiniz.

Çay ve kahveyi tamamen bırakmak mı gerekiyor?

Çay ve kahve demir emilimini azaltır. Yemeklerden 2 saat önce ya da 2 saat sonra içmek kaydıyla emilim sorununu aşabilirsiniz. Yine kalsiyumda olduğu gibi burada da takviye ile aldığınız demiri çay ve kahvedeki tanen ve polifenollere kaptırmayın. Kahvenizi, çayınızı ilacınızdan en az 2 saat sonra için.

Burada önemli bir noktayı belirtmek istiyorum: Çay ve kahvede demirin emilimini azaltan madde kafein değildir. Bu nedenle “kafeinsiz kahve içiyorum, demir emilimimi koruyorum” gibi bir düşünceye kapılmayın.

Tedaviler yanıt vermiyorsa…

Demirin vücutta doğru kullanılması için bakıra ihtiyaç vardır. Demir tedavisine yanıt vermeyen kişilerde bakır eksikliği değerlendirilebilir. Aslında bakır, vücutta kolay kolay eksikliğini yaşadığımız bir mineral değildir ve dengeli beslenen birinde bakır eksikliği görülme ihtimali çok düşüktür. Ancak çinko, bakırın bağırsaklardan emilimini engelleyebildiğinden, kontrolsüz ve uzun süreli çinko takviyesi kullananlarda bakır eksikliği yaşanabilir. Yani aslında yeterli demir alıyorsunuz ve emiliminde de sorun yok, ama kontrolsüz bir şekilde çinko takviyesi aldığınız için demir eksikliğine yol açan bir süreci başlatıyor olabilirsiniz.

Bir diğer konu mide asidimiz. Demirin emilmesi için midenin asidik ortamına maruz kalması gerekir. Mide asidi yetersiz olduğunda, besinlerde bolca demir bulunsa bile vücut bu demirden yeterince faydalanamaz ve dışkıyla atar. Mide asidi baskılayıcı (PPI) ya da antiasit ilaçlar kullanıyorsanız demir emiliminde sorun yaşayabilirsiniz.


Tahlillerinizde demir eksikliği çıktıysa ve tedaviniz doktorunuzun takibindeyse, günlük beslenmenizi buna göre düzenlemek için birlikte çalışabiliriz. 20 dakikalık ücretsiz ön görüşmede konuşalım.

Ücretsiz ön görüşme planla